4. Doğanın Bir Üretim Faktörü Olarak Konumu Nasıldır?
Doğa (Tabiat) genel olarak toprak, yer altı ve yer üstü kaynaklarını kapsayan bir kavramdır yaygın olarak toprak ya da doğal kaynaklar biçiminde de adlandırılmaktadır. Üretime katılımı; hammadde, enerji kaynağı, tarımsal üretim alanı, kuruluş yeri biçiminde olmaktadır. Doğa, ancak belli yöntemlerle zenginleştirilebilen ancak arttırılamayan bir üretim faktörüdür (Gürler, 2011:30). Bu faktörün getirisi rant olarak adlandırılmaktadır.
1960’lı yıllarda çevreci hareketlerin yükselmesiyle birlikte ekolojik duyarlılıkların artması doğa üzerindeki tartışmaları da arttırmıştır. 1980’lerde ortaya çıkan Ekolojik İktisat doğa sermayesi kavramını ortaya atmıştır. Kavram 1990’lı yıllarda popüler olmaya başlamıştır. Ekoloji ve ekonominin bir araya gelmesi bu yeni kavram etrafında olmuştur (Uzunayla, 2014, s. 69). İzleyen soru kapsamında doğa sermayesi ana hatlarıyla ele alınacaktır. Bu yönü ile doğa bir üretim faktörü olmanın çok daha ötesinde doğal kaynak stoku, ekosistem hizmetleri, doğanın sunduğu estetik ve ruhsal fayda ve yaşamda kalabilmek için esas unsur olma yönleri ile farklılaşmaktadır. Doğal kaynaklar arasında yer alan fosil yakıtlar gelir ögesi olarak kullanılan doğal sermayeye en güzel örmektir. Doğa sermayesinin hızlı tükenmesi önemli bir sorundur. Bu sorun üretim sorunu olarak ele alınmalıdır (Schumacher, 2015, s. 11).
Gürler, A. Z. (2011). Genel ekonomi (Güncellenmiş 3. Basım). Nobel Yayın.
Schumacher, E. F. (2015). Küçük güzeldir, önceliği insana veren bir ekonomi anlayışı (Ç. O. Deniztekin, Çev.). İstanbul: Varlık Yayınları [Özgün Eser 1973 tarihlidir].
Uzunyayla, F. (2014). Yeni bir sermaye formu olarak “doğa sermayesi” nin ekolojik açıdan ve birikim süreci açısından taşıdığı anlam. İktisat ve Toplum Dergisi, 4(48), 69-77.
Share this content:


