73. Sendikaların Ekonomik Etkileri Nelerdir?
Sendikaların ekonomik etkileri; ücretler üzerindeki etkiler, verimlilik üzerindeki etkiler, gelir dağılımı üzerindeki etkiler ve firma kârlılığı üzerindeki etkiler olarak özetlenebilir. Bu etkiler ile ilgili olarak iki temel yaklaşımdan söz edilebilir. Bunlar;
- Pencavel, Rees, Hicks tarafından geliştirilen ve sendikaları tekel gücüne sahip, iktisadi etkinlik açısından zararlı iktisadi aktörler olarak ele alan Neo-klasik Liberal Yaklaşım(Tekel Yaklaşımı)
- Freeman ve Medoff tarafından geliştirilen ve sendikaların tekel gücünden çok, farklı çıkarlara sahip işçilerin kolektif örgütü olduğunu söyleyen Kolektif Ses – Kurumsal Tepki yaklaşımıdır.
Neo-klasik Liberal Yaklaşım(Tekel Yaklaşımı) tam rekabetçi bir ekonomide, sendikaların sendika üyesi olmayan çalışanlara göre kendi üyeleri için daha yüksek ücret, daha iyi çalışma koşulları elde etmelerinin toplumsal maliyetlerine odaklanmaktadır. Tekel yaklaşımı, sendikaların ücretleri rekabetçi düzeyin üzerine çıkardığı varsayımına dayalıdır. Sendikaların yol açtığı ücret artışları sonucu firmalar istihdam azaltıp işçi başına daha çok sermaye kullanır ve toplumsal olarak etkin olmayan kaynak dağılımına yol açar. Toplu sözleşmedeki şartlar üretimi veri sermaye/emek miktarından elde edilebilecek üretim düzeyinin altına düşürür (Özkaplan, 2013, ss. 53-60).
Kolektif Ses-Kurumsal Tepki Yaklaşımı; sendikaların biri ücretleri arttıran tekelci güç ile donanmış olan tekelci yüz ve diğeri de işletme içinde örgütlenmiş işçilerin temsil gücü ile belirlenen kolektif yüz ile karakteriz olmuş olan kurumlar olduğunu savunmaktadır. Freeman ve Medoff (FM) modeline göre, sendikaların tekel davranışları iktisat kitaplarındaki monopoller gibi değildir. Sendikalar farklı çıkarlara sahip işçilerin kolektif bir organizasyonudur. Sendikaların kolektif ses için araç olduğunu savunan modern görüş işçilerin grup olarak yönetimle iletişim kurmasının sağlandığını savunmaktadır. FM modeline göre kolektif hareketin zorunlu olmasının birinci nedeni; kamu malları (her çalışanın refahını arttıracak mallar üretmeleri ve işyerinde kamusal mallar), ikinci nedeni ise işçilerin gerçek tercihlerini ortaya koyması işten atılma riski nedeniyle zor olmaktadır. Kolektif davranış tüm işçilerin desteği ve yasalarca korunmaktadır (Özkaplan, 2013, ss. 53-60).
Sendikaların ekonomik etkileri ile ilgili olarak Neo-klasik Liberal Yaklaşım (Tekel Yaklaşımı) ya da Kolektif Ses-Kurumsal Tepki Yaklaşımından hangisi benimsenirse benimsensin etkilerin tam olarak ortaya çıkabilmesi sendikaların amaçları ve üye sayıları ile yakından ilgilidir. Çalışma ekonomisi literatüründe sendika üyesi olma isteğini, sendikanın ücret ve istihdam arasında yaptığı tercihler Arz ve Talep Modeli (Basit Sendika Üyelik Modeli), Monopolcü Sendika Modeli, Etkin Pazarlık Modeli ve Kıdemlilik Modeli olmak üzere dört farklı davranışsal model yardımıyla açıklanmaktadır (Ceylan-Ataman, 2016, 180).
Arz ve Talep Modeli (Basit Sendika Üyelik Modeli) çerçevesinde; sendika üyeliği talebi; sendikal hizmet fiyatı, sendikal hizmetlerin net faydası, işçinin geliri ve işçi tercihlerinin bir fonksiyonu olarak ele alınmaktadır. Sendika üyeliği arzı ise; sendikal hizmet fiyatı; sendikal hizmet maliyeti (organize olma ve hizmet maliyeti), sendikanın amaçları ve yasal yapının bir fonksiyonu olarak ele alınmaktadır (Biçerli, 2011, ss. 310-321).
Monopolcü Sendika Modeli çerçevesinde; sendika ücreti belirler, işveren ise bu ücret düzeyinde ne kadar işçi istihdam edeceğine karar verir.
Etkin Pazarlık Modeli çerçevesinde; etkin pazarlık çözümüne ulaşmak için en sık başvurulan yol Nash Çözümü olmaktadır. Nash çözümünde her iki tarafın verdiği tavizler onları anlaşmanın toplam kazanımlarının en büyük olduğu noktaya götürmektedir.
Kıdemlilik Modeli çerçevesinde; sendika içinde kıdemli olanlara istihdam garantisi verilirse, işten çıkarmanın gerekli olduğu durumlarda son giren ilk çıkar ilkesi benimsenecektir (Ceylan-Ataman, 2016, ss. 180-185).
Sendikalar üyelerinin ücretleri ve çalışma koşulları üzerinde doğrudan etkili olmakta bunun yanı sıra sendika üyesi olmayan işçiler bakımından da yayılma etkisi, sendikalaşma tehdidi etkisi ve ürün piyasası etkisi gibi dolaylı yollarla etkide bulunmaktadırlar.
İstihdam ve çalışma koşullarının yanı sıra sendikaların etkinlik ve verimlilik üzerinde; toplu bir ses oluşturma, teknolojik gelişmeyi ve daha iyi yönetimi teşvik etme gibi olumlu etkileri yanında kısıtlayıcı çalışma kuralları getirme, grevler, ücret avantajı ve emeğin yanlış dağılımı gibi olumsuz etkileri de bulunmaktadır. Ayrıca sendikaların firma karlılığı, ücretler, gelir dağılımı ve işsizlik üzerinde de etkileri bulunmaktadır (Biçerli, 2011, ss. 361-383).
Biçerli, Kemal M. (2011). Çalışma Ekonomisi, Beta: İstanbul.
Ceylan-Ataman, B. (2016). Çalışma ekonomisi teori ve politikalar (2. Baskı), İmaj Yayınevi.
Özkaplan, Nurcan (2013). Sendikaların Ekonomik Etkileri, (Ed. Biçerli, M. K. ve Gündoğan, N.) Çalışma Ekonomisi II, (Ünite 3), Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Ya. No. 2755, Açıköğretim Fakültesi Ya. No. 1713, 48-79.
Share this content:


