68. Asgari Ücret Düzenlemesinin İşgücü Piyasaları Bakımından Sonuçları Nelerdir?

Devletin harcama yapmasını gerektirmeyen müdahaleleri kapsamında yer alan asgari ücret iktisadi bir uygulama olmanın yanı sıra önemli bir sosyal politika aracıdır. İktisadi bakımdan bir taban fiyat uygulamasıdır. Fiyat kontrolü ve tüketici teorisi konularından hatırlanacağı gibi devlet belli mal ve hizmetlerde piyasanın kendi akışına bırakılması halinde çok düşük düzeyde oluşacak fiyatlara bu düzeyin üzerinde bir fiyat belirlemesi yaparak taban fiyat uygular. Taban fiyat devletin piyasalara müdahale ederek bazı mal ve hizmet ve üretim faktörleri için ödenecek bir minimum fiyat belirlemesi olarak tanımlanmaktadır. Asgari ücret, piyasa koşularına bırakıldığında düşük düzeyde oluşacak ücretler için bu düzeyin üzerinde ücret belirlenmesi uygulamasıdır. Geleneksel ücret teorileri başlığı altında ele aldığımız Doğal Ücret Oranı konusu hatırlanacak olursa piyasada ücretin bugün karnını doyurabileceği ve ertesi gün için çalışma gücünü kazanabileceği minimum gıda maddesi miktarına eşit bir düzeyde oluştuğu söylenebilir.

Bir sosyal politika aracı olarak asgari ücret uygulamasında devlet ücretlerin belli bir düzeyin altına inmesini önleme amacı bulunmaktadır. Bu uygulama ile istihdam kayıt dışılık, ücret-gelir eşitsizliği gibi alanlarda değişiklikler ortaya çıkmaktadır (Korkmaz 2004, s. 53). Bu çok yönlü yapısı nedeniyle asgari ücret olumlu ve olumsuz yönde etkileri bağlamında tartışılan, üzerinde tam fikir birliği sağlanamayan bir konudur (Aslan, 2019, s. 141). Asgari ücret tartışmalarının temelinde devletin piyasalara müdahale edip etmemesi ile ilgili olarak yapılan tartışmalar yer almaktadır. Günümüz karma ekonomilerinde ve sosyal refah devleti uygulamaları kapsamında bu tartışma daha çok teorik düzlemde kalmış olsa da uygulama düzeyinde asgari ücretin belirlenmesi, yaş ve bölge bakımından uygulamaları gibi farklı yönleri üzerinde tartışmalar sürmektedir. Asgari ücretin çalışanlar bakımından bir refah göstergesi olma durumu, işverenler bakımından bir maliyet unsuru olması ve bu ücret düzeyinin pek çok yasal düzenlemede sınır olarak kullanılması nedeniyle piyasa ücreti gibi algılanması tartışmaların yaşandığı ana boyutlar olarak ifade edilebilir. Geleneksel arz-talep modelinde asgari ücret uygulamasının sosyal bir koruma sağlamaktan öte işsizliğe yol açacağı savunulmaktadır. Yakın tarihli çalışmalarda ise bu görüşün aksine asgari ücret ve istihdam arasındaki ilişkinin olumlu ve işsizlik arasındaki ilişkinin zayıf olduğu ortaya konmuştur. Bu yaklaşımlar ücret-verimlilik ilişkisi, ücret ve nitelikli işgücü arz ve talebi, beşerî sermaye teorisi alanlarına dayalı olarak yapılan çalışmalardır (Korkmaz & Çoban, 2006, s. 17).

Asgari Ücret Uygulaması

Ekran-Resmi-2025-04-23-22.38.55 68. Asgari Ücret Düzenlemesinin İşgücü Piyasaları Bakımından Sonuçları Nelerdir?

Kaynak: Biçerli, 2011: 399.

Grafikte standart / geleneksel arz ve talep modeli kapsamında oluşan işgücü piyasası dengesi verilmiştir. Piyasa kendi haline bırakıldığında oluşan E0 dengesinde wo ücretinin doğal ve geçimlik düzeyde olduğu düşünülerek w1 düzeyinde uygulanan bir asgari ücret işsizliğe yol açmaktadır. W1 ücret düzeyinde emek talebi L1 ve emek arzı da L’1 ile gösterildiğinde L1-L’1 arasında kalan kısım (a-b) emek arzı fazlası yani işsizlik durumunu göstermektedir. Ancak bu a-b’nin iki kısımdan oluştuğuna da dikkat edilmelidir. Bunlar, a-c ve c-b yani ücretler w0 düzeyinde iken çalışır durumda olan ancak ücretler w1’e yükseldiğinde işsiz kalanlar ile ücretler w0 düzeyinde iken işgücü piyasalarına girmeyen ancak w1’e yükseldiğinde çalışmaya karar verenlerden oluşan bir işsizlik durumu söz konusu olmaktadır (Biçerli, 2011, s. 399).

Grafiksel gösterimde görüldüğü üzere asgari ücret uygulaması sonucunda ortaya çıkan işsizlik pasif ve aktif işgücü piyasası politikalarının alanına girmektedir. Devlet bu aşamada uyguladığı pasif ve aktif işgücü piyasası politikaları kapsamında harcama yapmaktadır. Ancak yine de uygulamada yasal bir düzenleme olan asgari ücret devletin harcama yapmasını gerektirmeyen müdahaleler kapsamında ele alınmaktadır.

Aslan, G. (2019). Türkiye’de asgari ücretli çalışan sayısı ve ücret seviyelerinin değişimi (2003-2017 Hanehalkı İşgücü Anketleri Veri Analizi). Sosyal Güvenlik Dergisi, 9(1), 141-159.

Biçerli, Kemal M. (2011). Çalışma Ekonomisi, Beta: İstanbul.     

Korkmaz, A., & Çoban, O. (2006). Emek Piyasasında Asgari Ücret, İşsizlik ve Enflasyon Arasındaki İlişkilerin Ekonometrik Bir Analizi: Türkiye Örneği (1969-2006). Maliye Dergisi, 151 Temmuz –Aralık, 16-22.

Share this content: