85. Günümüzde İşsizlik Nasıl Tanımlanmaktadır?

İşsizlik, işgücünün değişik biçimlerde istihdama katılamamasından ortaya çıkan bir insan gücü kaybı, çalışmama ya da işsiz kalma olarak değerlendirebilir (Ekin, 2003, s. 3). İşsizlik çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanında yapılan çalışmalarda en çok tartışılan kavramlardan biridir. Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülke işgücü piyasası analizlerinde ILO tarafından yapılan tanımları esas almaktadır.

Tarihsel olarak iktisadi düşünce okulları tarafından işsizliğin iradi mi? Yoksa gayri iradi mi? Olduğu tartışmalarıyla başlayan işsizlik tanım ve kavramları günümüze cesareti kırılmış işgücünün işsiz olup olmadığının tartışılmasına kadar çok boyutlu bir biçimde ilerlemiştir.

ILO 13. Çalışma İstatistikçileri Konferansında yapılan çalışmaya göre işsizlik

  • Referans dönemi içerisinde çalışmama; bir başka deyişle ücretli olarak istihdam edilmeme veya serbest meslek sahibi olmama,
  • Çalışmaya hazır olma; referans döneminde ücretli istihdam veya kendi hesabına çalışmak için uygun olma,
  • İş arama; ücretli istihdam veya kendi hesabına çalışmak için referans döneminde belli adımlar atmış olma gibi 3 ölçüt ile tanımlanmaktadır (http://ilo.org).

ILO kriterlerine göre bir kişinin işsiz sayılabilmesi için;

  • Referans döneminde bir işi olmayan,
  • Bir iş arayan ve bu konuda bir girişimde bulunmuş olan,
  • İş bulduğu takdirde işbaşı yapabilecek durumda olması koşullarının bir arada bulunması gereklidir (TÜİK, 2007, s. 28).

Bu ölçütler incelendiğinde aktif olarak iş arıyor olmak[1], işe başlamaya hazır olmak (3 ay içinde başlayabilecek durumda olmak), çalışabilecek özelliklere sahip olmak gibi iş aramanın aktif yönüne vurgu yapıldığı görülmektedir. ILO ayrıca ücretli veya kâr karşılığı olarak çalışmak amacıyla yurt dışına göç etmek için faaliyetlerde bulunan ayrılmak için fırsat bekleyen istihdamda olmayan kişilerin de işsizliğe dâhil edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu ölçütlere dayalı olarak geliştirilen tanımlar eksik istihdamdakileri, işgücü piyasalarında bir yıldan uzun süreli olarak iş aramış ve artık bulamayacağını düşünerek iş arama faaliyetine son vermiş olan cesareti kırılmış işgücüne dâhil olanları, kayıt dışı çalışan ev kadınlarını dikkate almadığı için eleştirilmektedir. Sözü edilen bu grupları da hesaplamalara dâhil eden geniş tanımlı işsizlik yaklaşımı son yıllarda ortaya çıkmıştır. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde işsizlik sigortasının sınırlı oluşu, insanları yoksulluğa ve üretken olmayan yapay ve enformel istihdam biçimlerinde çalışmaya zorlamaktadır. Ekin’in kendi ifadesiyle;

(…) İşsizlik araştırmalarının karşılaştığı en ciddi sorun, işsizleri Batı’da olduğu gibi işsizlik sigortasından yararlananlar biçiminde ölçmek yerine, istihdamın içine sinmiş üretken olmayan istihdam biçimlerinin büyüklüklerini belirleme sorunu olarak düşünebiliriz. Modern işsizlik; üretken istihdamda iken bunu kaybeden, yapay istihdamdakiler; geleneksel işsizler (gelir yaratıcı değil, gelir paylaştırıcı, üretken olmayan ya da üretkenliği sınırlı çalışanlar) Türkiye’de işsizlik yerine “işportacılar” ve “yoksullar” mı artmaktadır. Bu yaklaşım içinde sorun, işsizliğin araştırılmasından ziyade istihdamın incelenmesine yönelmektedir. Açık işsizlik kavramları yerini büyük ölçüde “emek arzı fazlalığı” , “eksik istihdam”, “cesareti kırılmış işçi” yaklaşımlarına terk etmektedir (Ekin, 2003, s. 12).

Ayrıca, iş aramayan, ancak bir iş bulmuş, başlamak için bekleyen ve iki hafta içinde işbaşı yapılabilecek durumda olan kişiler de işsiz kabul edilmektedir. TÜİK tanımına göre işsiz; referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiçbir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz nüfusa dâhildirler[2]. Ayrıca, üç ay içinde başlayabileceği bir işi bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli eksikliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenler de işsiz nüfus kapsamına dâhildir.

Ekin, N. (2003). Türkiye’de işsizlik: İş aramayan işsizler-kırsal yoksullar-kentsel kayıtdışı yapay istihdamdakiler-açık işsizler. Kamu-İş, 7(2), 1-21.

TÜİK (2007). İşgücü, istihdam ve işsizlik istatistikleri sorularla resmi İstatistikler dizisi:1, http://www.tuik.gov.tr/Kitap.do?metod=KitapDetay&KT_ID=8&KITAP_ID=132.


[1] Bu tür faaliyetlere örnek olarak, mali kaynakların düzenlenmesi, izin, lisans başvurusu; arazi, bina, makine, malzeme, tarım girdileri aramak; arkadaşlardan, akrabalardan veya diğer tür aracılardan yardım istemek; kamu veya özel istihdam hizmetlerine kaydolmak veya bu kurumlarla iletişime geçmek; doğrudan işverenlere başvurmak, şantiyelerde, çiftliklerde, fabrika kapılarında kontrol yapmak, gazete veya çevrimiçi iş ilanlarını takip etmek veya yanıtlamak; çevrimiçi olarak profesyonel veya sosyal ağ sitelerine özgeçmiş eklemek veya güncellemek (http://www.ilo.org)

[2] 2014 yılı öncesinde iş arama kriterinde referans dönemi olarak “son 4 hafta” yerine “son 3 ay” kullanılmaktaydı.

Share this content: