84. Eğitim ile İstihdam Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
Beşerî sermaye konusu kapsamında daha önce de ele alındığı üzere eğitim hem bireysel hem de sosyal fayda ve maliyetlere sahip bir süreçtir. Kolektif bir süreç olan eğitim aynı zamanda olumlu dışsallık yaratma potansiyeli ile de yaşamsal bir öneme sahiptir.
Ekonomik ve sosyal açıdan bu derece önemli bir kurum olan eğitimin yürütümü sırasında temel olan müfredat programları bu süreçte belirleyici olan faktörlerden biridir. Uygulamada açık müfredat dışında biri de gizli ya da örtük müfredat kavramı bulunmaktadır. Ders dışı etkinlikleri de içine alan, yazılı olmayan bir kavramdır. Amaçlanmış ya da amaçlamamış bir öğrenim sürecini ifade eder. Öğrenenler bu konuda açıkça bilgilendirilmemişlerdir. Gizli müfredat aracılığıyla eğitim kurumu içinde toplumsal denetin sağlanır. Resmi ve açık müfredatın yanı sıra belli değeri tutum ve ilkelerden oluşan gizli müfredat, öğretmenler tarafından öğrencilere örtük, kapalı bir şekilde aktarılır. Böylece kültürel yeniden üretim gerçekleşmiş olur. Açık müfredattan daha etkin olabilir (Tezcan, 2003).
Eğitimin kolektif yönü ile bir kişinin yetişmesi sürecinde rol alan aile, okul, toplum olmak üzere tüm tarafların katkı ve destekleri anlatılmak istenmektedir. Dışsallık konusu ise sosyal fayda ve maliyetlerde ele alındığı üzere eğitimli bireylerden oluşmuş toplumların sosyal ve demokratik haklarına sahip çıkma ve içselleştirmeleri ile açıklanabilir.
Sağlıklı demokratik toplumlar eğitimli vatandaşlar gerektirdiği ve onların varlığı ile sağlıklı bir yapıya kavuştuğundan BİT teknolojilerinin yönlendirdiği dünyada bilgiyi özümseme, organize etme, dönüştürme ve iletme becerisine sahip olmak önemlidir. Bilişim okur-yazarlığı bireysel ya da toplumsal olarak karmaşık bilişim becerileri ve eğitim fırsatları ile oluşan bilgi gerektirir. Bilişim okur-yazarlığı ekonomik olarak iyi durumda olmak kadar önemlidir. İnternet bağlantılarının artması ve bunlarla karışık yeni teknolojiler hızla gelişmektedir. Ekonomiler giderek bilgi ekonomisine dönüşürken küresel rekabet edebilmek için bilginin ve bilgi okur-yazarlığının önemi giderek daha da artmaktadır. Günümüzde çok sayıda imalat mesleği ortadan kalkmış yerine daha çok zekâ, bilgi ve etkin bilişim kullanımı gerektiren meslekler ortaya çıkmıştır[1]. Şu andaki beceriniz ne olursa olsun bunu sürekli geliştirmeniz gerektiğini ifade eden yaşam boyu öğrenme kavramı geçerli olmaktadır. Geleneksel okur-yazarlık dediğimizde okuma ve yazma becerisi anlaşılmakta iken bilişim okuryazarlığında;
- Bilgisayar okuryazarlığı: Bu gelişmelerde bilgisayar merkezi rol oynamaktadır. Bilgisayara aşinalık, bilgisayarı ve parçalarını etkin kullanabilmek kelime işlemcileri, veri tabanlarını ve işlem tablolarını kullanma becerisi bilgisayar okur-yazarlığı kapsamındadır.
- Teknik okuryazarlık: Uygulamalı matematik becerisi ve fiziksel problemlere bilimsel çözümler ile yeni ürünler üretebilme kabiliyetini içerir.
- Dijital okuryazarlık: Yeni BİT ve internetin gerektirdiği farklı becerilere sahip olmak anlamına gelmektedir. Bunun içinde, okuma becerisi, toplumsal, kamusal açıdan bakabilme becerisi, sembolleri uyarlama becerisi, bağımsız ve eleştirel düşünebilme becerisi yer almaktadır.
Söz konusu bu becerilerin kazanılması eğitim dönemi ve okulda geçirilen yıllar dışında da yaşam boyu eğitim ile kazanılması gereken becerilerdir. Dolayısıyla günümüzde yaşam boyu eğitimin önem kazandığı izleyen dönemlerde de bu önemin artarak devam edeceği söylenebilir.
Kişilerin sahip oldukları bilgi, beceri ve yetenekler kadar bu bilgi beceri ve yeteneklerin somut belgelerle ortaya konulması da gündeme gelmektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak bilgi beceri ve yetkinliklerin sertifikalandırılması konusu da sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Nitelikli işgücüne olan talep artışı sonucunda mesleki yeterlilikler ile ilgili gelişmeler belgelenebilir ortak standartlara sahip bir işgücü yapısını kurmada önemli bir araç haline gelmektedir. Günümüzde bu yeterlilikler sistemi ülkelerin emek piyasalarını daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmalarında önemli bir araç olarak tanımlanmaktadır. Kuşkusuz bu yapı içinde tüm sosyal tarafların ve özellikle de sendikaların etkin roller üstlenmesi gereklidir.
Sertifika ve belgelendirme sistemlerinin eğitim istihdam uyumu/uyumsuzluğu bakımından da önemi büyüktür. Eğitim ve istihdam arasında doğru ilişkinin kurulması, bireylerin sahip olduğu niteliklerin gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde tanınır olmasını gerektirmektedir. Bu noktada ulusal meslek standartları; sınav ve belgelendirme sisteminin oluşturulması, düzgün bir biçimde işletilmesi ve işgücü piyasalarının etkin bir biçimde işlemesinde en önemli unsur olabilir.
Her bir ülkenin kendine ait ulusal eğitim sistemi bulunmaktadır. Tıp, mühendislik gibi toplum açısından önemli olan alanlar devlet tarafından yasal düzenlemelere tabi tutulmakta, sınav ve belgelendirme sistemleri düzenlenmektedir (CEDEFOP, 2010). İstihdam ve eğitim ilişkisi denildiğinde ilk akla gelen konu mesleki eğitim olmaktadır. Mesleki okullar ile işgücü piyasalarının ilişkide olması, kurumlar arası bağlantılar eğitim ve müfredat açısından mezunları işgücü piyasasına dâhil olabilme konusunda desteklemektedir (Ryan, 2001, s. 34). Ancak bunun yanında meslek standartları ve sınav belgelendirme sistemi becerili işgücünün istihdamı, ülke içinde ve dışında hareketliliğin sağlanması yoluyla çalışma hayatı ve insan kaynaklarını istenilen yönde geliştirmek için kurulması gereken önemli bir sistemdir. Ulusal ve uluslararası mesleki yeterlilikler sistemi temel olarak teknik ve mesleki eğitim standartlarının ve yeterliliklerin geliştirilmesi, uygulanması ve bunlara ilişkin akreditasyon, yetkilendirme, denetim, ölçme ve değerlendirme ile bunlara ilişkin kural ve faaliyetler Ulusal Mesleki Yeterlilikler Sistemi (UMYS) olarak adlandırılmaktadır (http://www.myk.gov.tr).
CEDEFOP (2010). Yeterliliklerde Görülen Değişimler, CEDEFOP Referans Serisi, No: 84, Avrupa Birliği Yayın Ofisi: Lüksemburg.
Ryan, P. (2001). The school-to-work Transition: A Cross-National Perspective. Journal of Economic Literature, 39(1), 34-92.
Tezcan, M. (2003). Gizli müfredat eğitim sosyolojisi açısından bir kavram çözümlemesi. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 1 (1), https://dergipark.org.tr/en/pub/tebd/issue/26133/275259
TOBB (2000). Ekonomik forum, TOBB Yayını.
[1] Bu işler şöyle sıralanabilir; İş Geliştirme, Çağrı Merkezi Yöneticisi, Mobil Ticaret Proje Uzmanı, Dağıtım Kanalları Geliştirme Müdürü, Çözüm Mimarları, Veri Tabanı Uzmanları, Teknik Mimarlar, İş Mimarı, Scanner Data Uzmanı, İnternet Strateji Uzmanı, Web Tasarımcısı, Medikal Enformatik Uzmanı, Mikro Elektrik Mühendisliği, Bio-Teknoloji Uzmanı, Entegrasyon Projeleri Yöneticiliği, E-Ticaret Uzmanı, E-İş Projesi Uzmanı, Varlık Yönetimi Vadeli Piyasalar Uzmanı, Risk Sermayesi Uzmanlığı, İçerik Yönetimi, Network Uzmanları, CRM Uzmanları(Müşteri ilişki yönetimi), ERP(CRM benzeri ancak müşteri ile doğrudan ilgili olmayan alanlarda) (TOBB, 2000, s. 40).
Share this content:


