69. İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemlerinin Ekonomik Boyutu Nasıldır?
Devletin harcama yapmasını gerektirmeyen müdahaleleri kapsamında ele alınan diğer bir alan iş sağlığı ve güvenliğidir. Çalışma ortamında yaşanan en önemli sorunlar arasında iş kazaları ve meslek hastalıkları yer almaktadır. İş kazalarının ortaya çıkmasında iki temel neden, güvencesiz çalışma davranışları ve güvencesiz çalışma ortamıdır. Güvensiz çalışma davranışından çalışanlar bizzat sorumlu iken, güvencesiz çalışma koşullarından ise işveren sorumludur (İzgi, 2006, s. 1; Gülhan, 2008, s. 17). Devlet, çalışanlar ve işverenler bakımından önemli olumsuz sonuçları olan iş kazası ve meslek hastalıkları iş sağlığı ve iş güvenliği kavramını önemli hale getirmektedir. Konunun yasal, ekonomik, sosyal ve teknik boyutları bulunmaktadır. Sanayi Devrimi ile başlayan süreçte yoğun olarak ele alınmaya başlanan iş sağlığı ve güvenliği konuları ulusal ve uluslararası düzeyde ele alınan önemli bir alanı oluşturmaktadır. Zira küreselleşme süreci ve yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu güvensiz işlerde ve bu işlere çalışan kişi sayısında artış yaşanmaya başlamıştır. Alt işveren uygulamaları bu alanda verilebilecek en tipik örnektir. İşletmelerin büyüklüğü ve modernizasyon, yaşanan iş kazalarının sayısını etkilemektedir. Yapılan araştırmalar iş kazalarının küçük ve orta ölçekli işletmelerde, büyük ölçekli işletmelere göre daha fazla olduğunu göstermektedir (Gülhan, 2008, s. 1).
Gelişmekte olan ülkelerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda ulusal politikaların ve iş sağlığı güvenliği mevzuatının oluşmaması, yetersiz eğitim, iş sağlığı güvenliğine yeterli bütçenin ayrılmaması, küçük işletmelerin çokluğu gibi nedenler iş sağlığı ve güvenliği alanında çözüm bekleyen alanları oluşturmaktadır (Karadeniz, 2012, s. 23).
İş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan yasal düzenlemeler ağırlıklı olarak güvencesiz çalışma ortamlarına yöneliktir. Güvencesiz çalışma davranışlarının ortadan kaldırılması ise iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile mümkün olabilecektir (Aydın vd., 2012).
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenlemelerin temel amacı, çalışanlar ve işverenler bakımından olduğu kadar makroekonomik düzeyde de maliyet içeren iş kazası ve meslek hastalıklarının olumsuz etkilerinin en aza indirilmesidir.
Devletin bu konudaki yasa koyucu, düzenleyici ve denetleyici rolü son derece önemlidir. İşverenlerin çalışma ortamını güvenli hale getirmek için yapması gerekenler, bulundurması zorunlu olan ekipmanlar vb. önlemleri azaltılması gereken birer maliyet unsuru olarak görmemesi düzenlemelerin temel çıkış noktası olmaktadır.
Düzenleyici rolü dışında devletin doğrudan işveren konumunda olduğu durumlar da bulunmaktadır. Ancak kamunun işgücü piyasalarındaki rolü başlığı altında yasa koyucu ve denetleyici rolü ön plandadır.
Aydın U., Gökçek-Karaca, N., Özgüler, V., Karaca, E, Güngör, Y. & Demir, M. (2012). Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Önlenmesindeki Rolü. [BAP Proje 1001E15]. Eskişehir Anadolu Üniversitesi.
Gülhan, B. (2008). Bir ağır metal üretim fabrikasında çalışanların iş kazası geçirme sıklığı ve ilişkili etmenler. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü]. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/
İzgi, A. (2006). Kaynak endüstrisinde çalışanların genel profili ve iş kazaları üzerine bir inceleme. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü]. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/
Karadeniz, O. (2012). Dünya’da ve Türkiye’de İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları ve Sosyal Koruma Yetersizliği. Çalışma ve Toplum, 2012/3, 15-75.
Share this content:


