63. Beşerî Sermaye Yatırımı Olarak Göç Nasıl Ele Alınmaktadır?
Genel olarak ele alındığında uluslararası göç kuramlarının birçoğunda ekonomik göç hareketlerinin bireysel kararlara dayalı olarak yapıldığı yani gönüllü göç kapsamında ele alındığı söylenebilir. Bu düşünceye göre, bireyler yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve buna benzer değişkenlere bağlı olarak ekonomik faydalarını en yüksek düzeye ulaştıracak biçimde göç kararı vermektedirler. Göç maliyetleri ile göç sonrası beklenen faydaların karşılaştırılmasına dayalı olan bu görüşte bireyler ya da aileler faydalar maliyetlerden yüksek ise birey göç kararı vermektedir. Bireysel karar almaya dayalı olan ve kişilerin yaşadıkları bölge ile kendilerine daha iyi yaşam koşulları sunacağını düşündükleri bölge arasında gerçekleştirdikleri göç türü emek göçü ya da ekonomik göç olarak tanımlanan duruma da uygundur. Bu yaklaşıma göre rasyonel olduğu kabul edilen bireyler, fayda-maliyet hesapları sonucunda göçten parasal olarak net kazanç elde edeceklerini düşündüklerinde göç etmeye karar vermektedirler. Bu çerçevede göç Beşerî Sermaye Yatırımı olarak kavramsallaştırılmaktadır.
Birey ya da aile olarak göç etme kararı vermeye çalışan rasyonel birey, belli karar alma ölçütlerinden hareket etmektedir. Göçün belirleyicileri; yaş, medeni durum ve aile büyüklüğü, eğitim, işsizlik oranları, uzaklık, siyasal ve sosyal gelişmelerdir (Özgüler, 2018a, ss. 151-170). Genel olarak 1970’li yıllardan itibaren pek çok göçmenin yeraltı ekonomisinde istihdam edilmesinin oynadığı kilit rol anlaşılmıştır. Yoğun emek gerektiren ev işleri, inşaat, bankacılık, giyim, restoran, ev işleri, kapıcılık ve temizlik işleri, hastabakıcılık gibi alanlarda belirli meslek ve sektörlerde göçmen işçi yoğunlaşmasının olması ekonomik göçmen ya da kitlesel göç ile gelen kişiler olmalarından önemli ölçüde etkilenmemektedir. Kısaca göçmen emek gücü, emek piyasalarının en alt düzeylerinde toplanmaktadır (Castles & Miller, 2008, s. 265).
İşsizlik artışı bölgeye ve yerli işçilerle olan tamamlayıcılık ve ikame ilişkisine göre değişmektedir. Kayıt dışılık ya da işsizlikte yaşanan artışın yanı sıra diğer bir önemli olumsuz durum da çocuk işçiliğindeki artıştır. Ayrıca düşük ücretler, uzun çalışma süreleri, karşılaşılan ayrımcılık, ödenmeyen ücretler, iş sağlığı ve güvenliği sorunları çalışma koşulları da emek piyasalarında ortaya çıkan olumsuz etkiler arasındadır. Yapılan alan araştırmalarında Suriyeli sığınmacıların ucuz ve kayıt dışı emek arzı yoluyla kayıt dışı çalışan yerli işçileri işlerinden ettiği, kayıtlı sektörde önemli düzeyde etki yaratmadığı, konut fiyatlarını arttırdığı, ortaya konulmuştur (Akgündüz, van den Berg & Hassink, 2015, s. 3; Öztürkler & Göksel, 2015, s.13; Balkan & Tümen, 2016, s. 4; Özgüler, 2018b).
Akgündüz, Y. E.; van den Berg, M. ve Hassink, W. (2015). The Impact of Refugee Crises on Host Labor Markets: The Case of the Syrian Refugee Crisis in Turkey, IZA Discussion Paper No.8841, http://ftp.iza.org/dp8841.pdf, (05.07.2017).
Balkan, B. ve Tümen, S. (2016). Immigration and Prices: Quasi-experimental Evidence from Syrian Refugees in Turkey, Journal of Population Economics, 29 (3), 657-686.
Castles, S. ve Miller, M. J. (2008), Göçler Çağı: Modern Dünyada Uluslararası Göç Hareketleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları: İstanbul.
Özgüler, V. (2018a). Göçmenler ve emek piyasaları. İçinde V. Özgüler (Ed.), Göç ve göçmen sorunları (ss.151-170). Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları.
Özgüler, V. (2018b). Kitlesel göçlerin emek piyasalarına etkisi: Türkiye’deki Suriyeliler. Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, 74, 77-102.
Öztürkler, H. ve Göksel, T. (2015). Suriyeli Mültecilerin Türkiye’ye Ekonomik Etkileri: Sentetik Bir Modelleme, ORSAM Rapor No: 196, http://www.orsam.org.tr/eski/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201519_rapor196tur.pdf, (10.05.2017).
Share this content:


