61. “Göçmen Sayısı Kadar Göç Türü Vardır” Görüşüne Katılır mısınız?
Göç teorileri ve göç nedenleri birlikte ele alındığında bu soruya evet cevabı vermek gerekecektir. Hatta bu başlık altında ele aldığımız göç türleri de düşünüldüğünde göçün ve göçmenliğin bin bir yüzü olduğu söylenebilir. Burada sözü edilen tüm değişkenler/etkenler tek başına ya da birlikte ortaya çıkarak çok boyutlu ve çok katmanlı bir yapı oluşturur ve bizi göçmen sayısı kadar göç türü vardır düşüncesine ulaştırabilirler.
Göç kavramına ilişkin değerlendirmelerde sahip olduğumuz yaklaşım belirleyici olmakta ve göç olgusuna ilişkin farklı tanımlamalar yapılabilmektedir. Tanımlamalarda bazen göçün nedenleri bazen de göçün amacı gibi ölçütler dikkate alınmaktadır. Göç türleri; gerçekleşme nedenlerine, hedef yerine, yasal durumuna, hacmine ve süresine göre göçler şeklinde sınıflandırılarak beş alt başlıkta ele alınmaktadır. Bunlar;
- Gerçekleşme nedenine göre uluslararası göçler; gönüllü (iradi) ve zorunlu (gayriiradi, istençsiz ya da irade dışı) olarak iki başlık altında toplanmaktadır. Gönüllü göç genellikle eğitim, yabancı dil öğrenme, farklı kültürleri tanıma, evlilik, emeklilik, statü kazanma ya da bireylerin göç kararını zorlayan nedenler olmaksızın kendi arzularını karşılamak üzere giriştikleri göçler olarak ortaya çıkmaktadır (Baklacıoğlu, 2010, s. 135). Zorunlu göç hareketi ise doğal ya da insani nedenlerle içinde bir zorlama unsuru bulunan göç hareketi olarak tanımlanmaktadır. Kişilerin iradelerinin dışında, yaşadıkları ülkenin savaşlar, etnik ve dini çatışmalar, siyasi istikrarsızlıklar, öldürücü salgın hastalıklar, kuraklık, kıtlık, iklim değişikliği vb. afetler gibi itici faktörlerinin etkisiyle zorunlu olarak göç etmeleri durumu söz konusudur. Zorunlu göçlerin kitlesel olarak gerçekleştiği söylenmekle birlikte bireysel olarak da gerçekleşebilmektedir.
- Hedef yerine göre yere göre göçler, iç göç ve dış göç olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır. Eğer hareketlilik ülke içinde gerçekleşiyorsa, iç göç, ülke sınırlarını aşıyorsa dış göç (uluslararası göç) olarak ifade edilmektedir. Bu ayrım, göç olgusunun coğrafi bir hareketliliği barındırmasından ileri gelmektedir.
- Yasal durumuna göre göçler, düzenli ve düzensiz göç olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Göçün nedeni ya da süresi ne olursa olsun bu hareket ancak iki şekilde gerçekleştirilebilir. Bunlardan birincisi menşe ülkeden ayrılışı ve hedef ülkeye gidişi, transit geçişi ve girişi düzenleyen, mevzuata uygun olarak insanların her zamanki ikamet yerinden yeni bir ikamet yerine gitmeleri olarak tanımlanan düzenli göç hareketidir (IOM, 2009, s. 15). İkili anlaşmalarla düzenlenen işçi göçü, eğitim amaçlı göçler, aile birleşim hakkından doğan göçler düzenli göç hareketlerine örnek verilebilir. Düzenli göçe ilişkin işlemler bütün ülkelerde kanun ve yönetmeliklerle düzenlemiştir. İkamet, vize işlemleri, kalış süreleri, transit geçişler, çalışma izinleri, sağlık hizmetleri ile yabancının hak ve yükümlülükleri gibi birçok konu bu kapsamdadır.
- Hacmine göre göçler bireysel ve kitlesel olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır. Bireysel göç kişilerin bireysel olarak ya da aileleri ile birlikte bir yerden başka bir yere gitmeleri durumudur. Bu tür göçler kişilerin kendileri tarafından finanse edilmektedir. Kitlesel göç ise çok sayıda insanın aniden yer değiştirmesi durumudur. Kitlesel göçler genellikle kişilerin iradeleri dışında ortaya çıkan savaş, salgın, doğal afet gibi durumlarda ortaya çıkmaktadır (Töre, 2016).
- Süresine göre göçler ayrımında, göçün gerçekleşme süresi ve hedef ülkede ya da bölgede kalış süresine göre ayrım yapılmaktadır. Gerçekleşme süresine göre ani ve planlı göçler; hedef ülke ve bölgede kalış süresine göre ise kısa ve uzun süreli göçler söz konusu olmaktadır.
Görüldüğü üzere göç kavramına ilişkin kesin bir tanımlama yapabilmek zordur. Çok sayıda göç türü ya da gruplandırma yapılarak göç konusu anlaşılmaya çalışılmaktadır. Göçün tek, kesin ve kabul görmüş bir tanımına ulaşmaktan ziyade, durum ve koşullara göre değişen göç tanımının/tanımlarının, türlerinin ve nedenlerini varlığından söz etmek daha doğru olmaktadır.
Baklacıoğlu, N. Ö. (2010). Dış Politika ve Göç: Yugoslavya’dan Türkiye’ye Göçlerde Arnavutlar (1920-1990), İstanbul: Derin Yayınları.
IOM (2009). Uluslararası Göç Hukuku: Göç Terimleri Sözlüğü. B. Çiçekli (Çev). Cenevre: IOM Yayınları.
Töre, N. (2016). Uluslararası Göç Hukuku. Ankara: Turhan Kitabevi.
Share this content:


