49. Ücret Konusu Tarihin Her Döneminde Aynı Önemde mi Ele Alınmıştır?

Üretim faktörlerinden olan emek, diğerlerinden farklı niteliklere sahiptir. Diğer üretim faktörlerinin yaralı biçimde kullanılmasını sağlayan emektir. Emek bireye bağımlılık bakımından diğer üretim faktörlerinden bağımsızdır. Ücretin serbest ekonomi ve rekabet kuralları içinde ve fiyat teorisi ilkeleri doğrultusunda oluşabileceğini savunan klasik ekonomi görüşüne karşılık, çağımızda sosyal siyaset ve işletme ekonomisinin ücret yaklaşımı daha değişik bir anlam taşımaktadır (Ataay, 1985, s. 13). Ücretin ekonomik yönü işçiyi en çok ilgilendiren yanıdır. Çünkü aldığı ücretle işçi gereksinmelerini ya da isteklerini karşılayabilir. Göreceli olarak çok az kimse veraset ve benzeri yolla kendi parasal kaynaklarına sahip olabilir (Ataay, 1985, s. 14).

Ücret üzerindeki tartışmalar her dönem var olagelmiştir. Bu başlık altında geleneksel ve çağdaş ücret teorileri başlıkları altında Klasik Teori veya Emeğin Tunç Yasası (Doğal Ücret Teorisi), Ücret Fonu Teorisi, Artık Değer Teorisi, Marjinal Verimlilik Teorisi, Pazarlık Teorisi, Satınalma Gücü Teorisi, Etkin Ücret Teorisi ve İçerdekiler-Dışardakiler Modeli ele alınmaktadır.

Geleneksel ücret teorilerinden Klasik Teori veya Emeğin Tunç Yasası (Doğal Ücret Teorisi)’ne göre ücret, işçinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan tüketim mallarını sağlamaya yeter bir düzeyde oluşan ve işçiye emeğinin karşılığı olarak verilen para ya da maldır (Talas, 1979, s. 10). Klasik iktisatçılardan Cantillon ve Adam Smith tarafından ortaya atılan ve David Ricardo’nun düşüncesinde geliştirilen bu teoriye Doğal Ücret Teorisi adı verilmiştir. Bu teoriye göre ücret, işçilerin ve ailelerinin yaşamlarını sürdürebilmeleri için en çok gerekli olan tüketim mallarını sağlamaya yeter düzeyde oluşan, işçiye emeğinin geliri olarak ödenen para ve maldır. Ücretin düzeyini belirleyen etken ise işçinin bedensel ihtiyaçlarıdır. Smith’e göre ücret öyle bir düzeyde olmalıdır ki işçi yaşamını sürdürebilmeli ve toplumun ileriki yıllarda ihtiyaç duyabileceği işgücünü yaratabilmeye olanak bulmalıdır. Daha sonraları Turgot bu düşünceye açıklık getirmiştir. Turgot ücretin işçinin fizyolojik ihtiyaçlarının yanı sıra sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını da karşılayacak, işsiz kaldığında veya hastalandığında bir süre yaşamını sürdürecek ve tasarruf etme olanaklarını sağlayacak düzeyde olması gerektiğini öne sürmüştür (Tuna & Yalçıntaş, 1988, s. 3). Doğal ücret teorisi, Malthus’un nüfus teorisine dayalıdır.[1]

Geleneksel Ücret Teorileri

Ekran-Resmi-2025-04-23-22.08.33-1 49. Ücret Konusu Tarihin Her Döneminde Aynı Önemde mi Ele Alınmıştır?

Kaynak: Konu kapsamındaki çalışmalar esas alınarak yazar tarafından çizilmiştir.

Geleneksel ücret teorilerinden Ücret Fonu Teorisi; klasik ücret teorilerinden ikincisi olan bu teori İngiliz iktisatçı John Start Mill tarafından geliştirilmiştir. Bu teoriye göre, ücret düzeyini, işgücü hacmi ile ücretlerin ödenmesine ayrılan ve değişmeyen fon arasındaki ilişki belirlemektedir.

Ekran-Resmi-2025-04-23-22.11.26-1 49. Ücret Konusu Tarihin Her Döneminde Aynı Önemde mi Ele Alınmıştır?

olarak hesaplanmaktadır.

Geleneksel ücret teorilerinden Artık Değer Teorisi; klasik iktisatçılarla birlikte ortaya çıkan doğal ücret ve ücret fonu gibi kavramlardan hareketle, Karl Marx tarafından ortaya atılmıştır. Bu teoride, işçinin işveren (kapitalist) tarafından sömürüldüğü ve ürettiği değerin karşılığı olan ücretin kendisine tam olarak verilmeyip bir kısmının alıkonduğu ileri sürülmektedir. Bu, Marx tarafından artık değer olarak adlandırılmaktadır.

Marx, Malthus’un nüfus teorisini kabul etmemiş onun yerine Yedek İşgücü Ordusu kavramını geliştirmiştir. Yedek işgücü ordusu piyasada sürekli olarak emek arzını talebin üzerinde tutmakta ve bu da asgari geçim düzeyinde, doğal ve geçimlik ücret düzeyinde, istihdamı olanaklı kılmaktadır. Yani, emek arzı, talebin üzerinde olduğundan ücretler yükselememektedir Yedek işgücü ordusu Tunç Kanununun farklı bir yorumu olarak görülmektedir (Samuelson, 1982, s. 610).

Marjinal Verimlilik Teorisi, Pazarlık Teorisi, Satınalma Gücü Teorisi, Etkin Ücret Teorisi ve İçerdekiler-Dışardakiler Modeli çağdaş ücret teorilerindendir.

Çağdaş Ücret Teorileri

Ekran-Resmi-2025-04-23-22.12.54 49. Ücret Konusu Tarihin Her Döneminde Aynı Önemde mi Ele Alınmıştır?

Kaynak: Konu kapsamındaki çalışmalar esas alınarak yazar tarafından çizilmiştir.

Çağdaş ücret teorilerinden Marjinal Verimlilik Teorisi; işverenlerin ilave emek birimlerini gerektirecek olası verimlilik artışını peşinen ölçebildikleri ve işverenler arasında emek istihdam etme konusunda tam ve mutlak bir rekabetin olduğu durumda ücret oluşumunu açıklamaktadır. Marjinal analize dayalı olan bu teoriye göre, emek ve sermayenin hareketliliğinin tam olduğu, işçiler arasında rekabetin bulunduğu bir ortamda sermayenin tamamı kullanılmakta ve bütün işçilerin iş bulabildiği varsayılmaktadır. Teoriye göre işçilere marjinal verimlilikleri ölçüsünde ücret ödenmektedir.

Çağdaş ücret teorilerinden Pazarlık Teorisi, işçi ve işverenin ayrı birer taraf olduğunu ve ücretlerin iki taraf arasında yapılan pazarlık sonucunda belirleneceğini kabul etmektedir. İşçi ve işverenler ücretleri belirlemek üzere bir araya gelerek karşılıklı isteklerini belirtirler. Ücretlerin en düşük ve en yüksek limitleri vardır. Doğal olarak işçiler en yüksek, işverenler ise en düşük limitten pazarlığı başlatırlar. Ücret, pazarlık gücü yüksek olan tarafın istediği düzeyde ya da buna yakın bir düzeyde belirlenir.

Çağdaş ücret teorilerinden Satın Alma Gücü Teorisi; Üretimin devamlılığı, üretilen mal ve hizmetlerin satın alma gücüne sahip toplum birimlerince talebine bağlıdır. Sanayide üretilen malların büyük bir kısmı işçiler ve onların aileleri tarafından tüketilir. Eğer işçilerin ücretleri ve satın alma güçleri yüksekse, mallara karşı yeterli talep oluşacak ve bu malların üretiminin de devamlılığı sağlanmış olacaktır. Ücretler ve satın alma gücü düşükse, buna paralel olarak üretim azalacak ve sonuçta işsizlik artacaktır.

Çağdaş ücret teorilerinden Etkin Ücret Teorisi; işçilere marjinal verimlilikleri ölçüsünde ücretlendirme yapıldığını açıklayan Marjinal Verimlilik Teorisinin tam tersine yüksek ücret ödenen işçilerin daha verimli olacağını ileri sürmektedir. Etkin ücret teorileri; Beslenme Modeli, Kaytarma Modeli, Seçim Modeli, İşçi Devri Modeli ve Sosyolojik Mutluluk Modeli olmak üzere beş farklı durum için etkin ücret uygulamalarını ele almaktadır.

Çağdaş ücret teorilerinden İçerdekiler-Dışardakiler Teorisi; İçsel işgücü piyasalarında ücretin belirlenmesi ekonomik faktörlerden ziyade idari kurallar ve süreçlere göre gerçekleşir. İçerdekiler firmada istihdam edilen işçilerdir. Dışardakiler ise işsizlerdir. İçsel işgücü piyasalarının temel nedeni işe alma ve eğitimin maliyetli olmasıdır.

Ataay, İ. D. (1985). Ücret tatmini ve ücret sistemleri. İÜ. İşletme Fakültesi Yayını: İstanbul

Samuelson, P. A. (1982). İktisat, (Çev. Demirgil, D.), İstanbul.

Talas, C. (1979). Sosyal ekonomi (4. Baskı). S Yayınları.

Tuna, O. & Yalçıntaş, N. (2011). Sosyal Siyaset. İstanbul: Filiz Kitabevi.


[1] Malthus’un Nüfus Teorisi: Nüfusun geometrik ve tarım ürünleri üretiminin aritmetik hızla artacağını ve aşırı nüfus artışının beslenme sorunları ve ölümlere yol açacağını ileri süren teoridir.

Share this content: