33. İşgücü Piyasalarının Neo-Klasik Analizi Dışında Hangi İktisadi Düşüncelere Göre Analizi Söz Konusudur?

İşgücü piyasası analizleri günümüzde neo-klasik yaklaşımın ağırlıklı olduğu bir yapıdadır. İktisadi düşünceler tarihi kapsamında Klasik iktisadi düşünce, Marksist düşünce, Keynesyen görüş, Monetarizm, Kurumsal iktisat gibi farklı iktisat okullarının temel görüşleri işgücü piyasaları ile bağlantılı olarak ele alındığında karşımıza çok zengin bir veri kaynağı çıkmaktadır. Çalışmamız kapsamında belli başlı iktisadi düşünce okulları ve temsilciler işgücü piyasalarıyla bağlantılı olduğu düşünülen yönleriyle ele alınmaktadır. İktisadi düşünceler tarihi anlamında okul dediğimizde düşünce birliği, amaç birliği, bir ustanın önderliğinde birleşme ve kavram tutarlılığı akla gelmelidir. Fransa’da Dr. Sir François Quesnay (1694-1774) tarafından geliştirilen düşünceler İktisadi düşünceler tarihinde okul oluşturan ilk iktisatçıdır.

İktisadi Düşüncenin Evrimi

Ekran-Resmi-2025-04-23-21.16.24-789x1024 33. İşgücü Piyasalarının Neo-Klasik Analizi Dışında Hangi İktisadi Düşüncelere Göre Analizi Söz Konusudur?

Kaynak: http://homepage.newschool.edu web adresinden yazar tarafından oluşturulmuştur.

Ekonomi biliminin kurucusu Adam Smith olarak kabul edilse de ondan önce çeşitli ekonomik sorunlar üzerinde ortaya atılan görüşler ve tutarlı teoriler bulunmaktaydı.[1] Aristo, Sokrates, Platon’da adil fiyat, iyi para, toplum çıkarları ile kişisel yeteneklerin bağdaştırılması gibi konularda ileri sürülmüş düşünceler vardır. Ortaçağ’da bazı din adamları ve düşünürlerin görüşleri örneğin; Saint Thomas D. Aquinas’ın (1225-1274)[2]adil fiyat ve adil ücret ile ilgili görüşleri faizin zaman unsuru ile ilgili düşünceleri değer teorisini açıklayan görüşleri günümüze ışık tutacak niteliktedir. Ancak Ortaçağ filozoflarının hiçbiri ekonomik sorunların düzenli bir incelemesini yapmamış bu konuda tutarlı çözümlemeler ve geniş kapsamlı yanıtlar ortaya koyamamıştır. Klasik öncesi iktisadi düşüncelere kimi kaynaklarda ekonomi biliminin oluşumu dönemi denilmektedir. Bu dönemde Hindistan’da, İbranilerde, Doğu İktisadi Düşüncesinde ve Eski Yunan Düşüncesinde ticari düzenlemeler, emek ve ücret konuları, tarım ve özel mülkiyet konuları ele alınmıştır. İktisadi düşüncenin evrimi politik ekonomi ile başlayan ve günümüze gelen bir biçimde ve başlıca temsilcileri ile Tabloda yer almaktadır.

Klasik iktisadi düşünce, büyük çoğunluğu İngiliz filozof ve düşünürü olan Klasik iktisatçıların düşünce sistemleri etrafında şekillenmiştir. Klasik düşünce, bir yandan gerçekleşen ekonomik gelişmelerinden etkilenmiş, bir yandan da Merkantilist ve Fizyokrat görüşlere tepki olarak ortaya çıkmıştır.18. yüzyılın ortalarında dünyamız büyük bir değişmenin içine girmiş ve İngiltere’den başlamak üzere makinelerin insanın kol gücünün yerini aldığı Sanayi Devrimi gerçekleşmiştir.[3] Klasik iktisatçılar ifadesi ilk kez Marx tarafından kullanılmıştır[4]. Bu duruma dikkat çeken Keynes kendi döneminden önceki tüm iktisatçıları Klasik İktisatçılar olarak adlandırmıştır. Literatürde Keynes’in terminolojisinin izlenerek Klasik Okul kavramı Klasik ve Neo-Klasik iktisatçıları kapsayacak biçimde kullanılmaktadır (Ardıç & Aydın, 2011, s. 9).

Heteredoks gelenek ve Keynes ile Keynesyen iktisatçılar alternatif iktisat okulları içinde ele alınmaktadır. Heteredoks gelenekte, Ütopikler ve Sosyalistler, Fabyan Sosyalistleri, Gustav Schmoller ve Alman Tarihçi Okulu, İngiliz Tarihçi Okulu, Fransız Tarihçi Okulu, Thornstein Veblen ve Amerikan Kurumsal İktisat Okulu, Joseph Schumpeter ve Evrimci İktisat, Sovyet Planlamacı İktisadı ve Neo-Marksist/Radikal Politik İktisat okulları yer almaktadır. [5]

Keynes’ten önce hemen hemen tüm iktisatçılar ekonomiyi arz yönünden ele almışlardır. Emek-değer kavramlarından hareketle, üretim maliyetlerini belirlemişler ve mikro düzeyde de tam rekabet koşullarının geçerli olduğu bir ortamda, firmanın optimum üretim düzeyleriyle ilgilenmişlerdir. Keynes kendinden öncekilerin aksine ekonomiye toplam harcamalar yönünden bakmış, eksik istihdam halinden ancak talebin yani toplam harcamaların uyarılmasıyla çıkılabileceğini belirtmiş ve bu konuda da Devlet’e önemli görevler yüklemiştir (Turanlı, 1994, s. 185; Keynes, 2008, s. 16). Kendisi hayatta iken etkin olan ender iktisatçılardan biri olan John Maynard Keynes’in (1883-1946) görüşleri Joan Robinson ve Cambridge Keynesyenleri, Franco Modigliani, James Tobin ve Neo- Keynesyen Sentez, Abba Lerner ve Amerikan Post Keynesyenleri, Robert Clower, Axel Leijonhufvud ve Dengesizlik Keynesciliği, Joseph E. Stiglitz ve Yeni Keynesyenler ve Mandarinler olarak sistematize edilen farklı düşünce okulları ile yaşatılmış, geliştirilmiştir. Örneğin Keynes’in Genel Teorisi ve diğer eserlerindeki düşünceleri zaman içinde iktisatçılarca farklı şekillerde yorumlanmıştır. Diğer bir ifade ile Keynesyen iktisat zamanla kendi içinde bölünmelere uğramıştır. Hicks, Keynes’in görüşlerini klasik iktisadın temel ilkeleriyle bağdaştırarak, iki teorinin sentezini yapmıştır. Hicks, çalışmalarında büyük ölçüde Walrasyan Genel Denge modelinden etkilenmiştir. Hicks’in bu görüşleri daha sonra Hansen tarafından geliştirilmiş ve iktisat literatürüne Hicks-Hansen modeli olarak geçmiştir. Para ve mal piyasaları dengesini gösteren IS-LM analizi olarak da adlandırılan bu neo-klasik sentez, daha sonraları Samuelson ve Tobin’in çalışmaları ile önemli ölçüde geliştirilmiştir (Aktan, 2004, s. 17).

Konjonktür Teorileri gibi belli temalar etrafında çalışan iktisatçılar ile Nobel ödüllü iktisatçılara da Tematik Okullar başlığı altında ele alınmaktadır. Belli başlı tematik okullar; Konjonktür Teorileri, Ampirik Ekonometri, Eksik Rekabet, Ekonomik Kalkınma, Belirsizlik ve Enformasyon, Oyun Teorisi, Finans Teorisi de temalar başlığı altında ele alınabilmektedir.

Aktan, C. C. (2004). Yeni iktisat okulları. Seçkin Yayınevi.

Ardıç, K. & Aydın, Y. (2011), İktisat okulları ve emek piyasası (2. baskı). Derin Yayınları.

Galbraith, J. K. (1980). Kuşku çağı, sosyo ekonomik düşünceler ve sonuçları (N. Himmetoğlu & R. Aşçioğlu Çev.). Altın Kitaplar.

Seçilmiş, E. (2017). Freudyen İktisat. Efil Yayınları.

Turanlı, R. (2017). İktisadi düşünce tarihi (7. Baskı). Bilim Teknik Dağıtım.


[1] Smith 1790 yılında hayatını kaybetmiştir. İktisadi sistem ile ilgili olarak düşündükleri ve söyledikleri yakın arkadaşları olan David Ricardo ve Thomas Malthus tarafından yeniden ele alınmıştır. Ricardo Smith’in ekonominin kurucusu unvanına tek ciddi rakip olarak görülen bir iktisatçıdır (Galbraith, 1980, s. 32).

[2] Katolik Kilisesinin benimsediği resmi teolojinin temellerini atan Katolik bir din bilgini papaz olan Malthus, iktisadi fikirlerini Aristo’dan almıştır. İnsanın çalışmaya zorunlu oluşu salt iktisadi bakımdan değil, ahlak bakımından da önemlidir. Eski çağların aksine emeğe saygı göstermektedir (Turanlı, 1994, s. 15)

[3] Günümüzde Sanayi 4.0 olarak adlandırılan gelişmeler ile buhar gücünün üretim sürecinde kullanılmaya başlaması ile insan gücünün sınırlarının aşıldığı Sanayi Devrimi 1. Sanayi Devrimi (Sanayi 1.0) olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

[4] Sermaye ve üretim araçlarının kişilerin mülkiyetinde olduğu ekonomik toplum düşüncesine en büyük çaplı eleştiri Karl Marx tarafından yapılmıştır. Marx, Ricardo’nun tanımladığı sisteme Ricardo’nun fikirlerini kullanarak karşıt görüşler ileri sürmüştür. Marx çağının en özgün ve hayal gücü zengin iktisatçısıdır. Avusturyalı ünlü iktisatçı Schumpeter’in deyimiyle Marx, bir dahi, bir peygamber, bir ekonomik kuramcı ve her şeyden çok bilgili bir adamdır (Galbraith, 1980, s. 76).

[5] Neo-klasik iktisat, ana akım iktisat, Ortodoks-Heteredoks iktisat gibi kavramların üzerinde uzlaşılmış mutlak tanımları yoktur. Heteredoks iktisat temel olarak Ortodoks yaklaşımın çizdiği sınır dışında kalan kümeyi temsil etmektedir. Ancak genel geçer bir Ortodoks iktisat tanımının olmaması Heteredoks iktisadın kapsamını da muğlaklaştırmaktadır (Seçilmiş, 2017).

Share this content: