14. Üretim ve Ekonomik Faaliyetlerin Sınıflandırılması Nasıl Gerçekleştirilir?
Üretimin ve ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılması çeşitli şekillerde olmaktadır. Tarım, sanayi ve hizmetler sınıflandırması temel sınıflandırmadır. Ekonomik gelişme aşamalarında önce üretim sürecinde ve teknolojide yaşanan dönüşüm ile sanayi sektörü gelişir. Bu gelişmeyi hizmetler sektörünün ağırlığının artması izler. Bu süreç ekonomik gelişme ve kalkınma literatürünün temel çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Sanayileşme ya da kalkınma çabalarının başarıya ulaşabilmesi dengeli bir sanayileşme ile mümkün olmaktadır. Sanayileşme ya da kalkınmanın dengeli olması imalat sanayi ve diğer sanayi dalları arasındaki uyum ile sağlanır. Ancak dengeli kalkınma için gerekli olan bu koşulun yanı sıra diğer sektörlerle olan uyum da önemlidir (Özgür, 1976, s. 30).
Sanayileşmek isteyen bir ülke Sanayi Devrimi sürecinde yaşandığı gibi kendi iç dinamikler ile sermaye birikimi ve teknolojik gelişme ile başarı sağlayabilir. Soru 9 kapsamında genel hatlarıyla ele alınan üretim biçiminin dönüşümü süreci üretim, dış ticaret, teknolojideki gelişmeler ve sermaye birikim süreci ekseninde değişen ve dönüşen üretim biçimlerine ve ülkelerin büyüme ve kalkınma süreçlerinin incelenmesine kadar genişletilebilir.
Burada genel hatları ile ele almak gerekirse söz konusu gelişme sürecini yakalayamamış ve geri kalmış ülkelerin sanayileşmek için makine ve teçhizatları bunları üreten ülkelerden satın almaları gerekir. Dışarıya satılabilecek ürünlerin sayısı sınırlı olup ağırlıklı olarak tarım ürünlerinden oluşmaktadır. Bu nedenle de hem ülke nüfusunun ihtiyacını karşılayabilmek hem de dışarı satabilmek için tarım sektörünün nicelik ve nitelik olarak gelişmesi gerekmektedir. Köklü bir dönüşümü gerektiren bu süreç sanayi sektörü için de benzer şekilde işlemektedir. Sanayi sektörü tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu dönüşümü sağlayacak girdileri üretmenin yanı sıra uluslararası piyasalarda satılabilecek malları üretmelidir (Özgür, 1976, s. 31-32).
Genel olarak sanayileşmenin başlarında yaşanan tarımdaki çözülme tarım dışı sektörler tarafından absorbe edilir. Sanayi sektörü belli bir olgunluğa eriştikten sonra gelişen hizmetler sektörü başat konuma gelir. Elbette bu süreç düz ve kesintisiz değildir. Her ülkede ve her zaman döneminde aynı şekilde işlemez ve hatta aynı ülke içinde bile kimi bölgelerde geleneksel tarımsal üretim sürerken kimi bölgelerde sanayi sektörü ve hizmetler sektörü gelişebilir. Bu gelişmeler doğrusal bir seyir izlemediği gibi hizmetler sektörünün ağırlığının artmış olması da her zaman olumlu bir duruma işaret etmemektedir. Zira en genel anlatımıyla tarım ve sanayi sektörüne girmeyen tüm alanları kapsayan hizmetler sektörünün yapısı ve bileşimi de önemlidir. Kalkınma sürecinde yüksek katma değerli hizmet üretimi olan üretim faaliyetleri ya da kişisel hizmetler gibi alanlar karşılaştırıldığında yüksek katma değer üreten hizmet sektörlerinin yoğunluğunun kalkınma bakımından daha önemli olduğu söylenebilir. Gelişmenin ve kalkınmanın nasıl gerçekleştiği ekonomik faktörlerin yanı sıra sosyal kültürel yapılardan da etkilenmektedir.
Üretimin ve ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına geçmeden önce konunun teorik temellerine yönelik olarak verilen genel bilgilerin her birinin farklı bakış açılarıyla tartışılan ve gelişen derin bir literatüre sahip olduğu unutulmamalıdır. Bu soru kapsamında ek çalışma yapmak isteyen araştırmacılar referans olarak verilen kaynaklar ve onların kaynakçalarından konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilir.
Ekonomik kalkınma aşamalarını bilmek kadar söz konusu faaliyetlerin nasıl sınıflandırıldığını ve ölçüldüğünü bilmek de önemlidir. Tarım, sanayi ve hizmetler olarak açıklanan ekonomik faaliyetler kapsamında pek çok alt sektör yer almaktadır. Tarım sektörü; hayvancılık, balıkçılık, ormancılık ve madencilik gibi sektörleri içinde barındırmaktadır. İmalat ve inşaat sektörü sanayi kapsamında yer alırken ticaret, ulaşım, turizm ve iletişim hizmetler sektörü içerisinde yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle tarım ve sanayi sektörü tarafından üretilmiş olan ürünlerin tüketiciye ulaştırılması ve pazarlanmasına yönelik faaliyetlerdir. Yakın zamanda yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte donanım yazılım, grafik tasarım, reklam ve çevrimiçi (online) hizmetler ve bilgi yönetimi ile bağlantılı alanlar da sektörel analizlerde ele alınmaya başlanmıştır.
Bu sektörler birincil, ikincil, üçüncül, dördüncülve beşincil biçiminde de sınıflandırılmaktadır. Bu kapsamda tarım sektörü birincil sektör olarak anılmaktadır. İşlenmemiş ya da temel mal üretimini ifade eden birincil sektör tarım ve madenciliği kapsamaktadır. İmalat ve inşaat ikincil sektör iken hizmetler üçüncül sektör olarak adlandırılmaktadır (Seyidoğlu, 1992, s. 84). Birincil sektörde yer alan faaliyetler karşıladıkları ihtiyaçlar bakımından yaşamsal olmanın yanı sıra nüfusun önemli bir kısmı için istihdam alanı da oluşturmaktadır.
İkincil sektör, yarı işlenmiş maddeler ve hammaddelerin insan ihtiyaçlarını gidermeye yönelik ürünlere dönüşmesi ile ilgili faaliyetleri kapsamaktadır. El işçiliği ile üretimden atölye üretimine ve çağdaş fabrika üretimine kadar farklı şekillerde karşımıza çıkan ikincil sektör kendi içinde gruplara ayrılmaktadır. İmalata dayalı sanayi kolları (otomotiv, elektrikli eşya, beyaz eşya, makine sanayi gibi), kimya sanayisi (boya, ilaç, gübre, deterjan, petro kimya gibi), tarıma dayalı sanayi kolları (gıda, dokuma, orman, deri, tekstil gibi) ve taşa toprağa dayalı sanayi (çimento, cam, seramik gibi) kolları bulunmaktadır (Doğan, 2021a, s. 184).
Sanayi kollarına göre yapılan bu ayrımın yanı sıra üretimin niteliği bakımından hafif ve ağır sanayi ayrımı da söz konusudur. Az miktarda hammaddenin küçük makinalarla üretim olan hafif sanayi ile çok fazla miktarlarda hammaddenin teknolojik donanımlı makinelerle büyük fabrika tesislerinde işlenme şekli olan ağır sanayi ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını da gösterebilmektedir. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde dokuma, gıda, giyim gibi hafif sanayiler yoğunlukta iken gelişmiş ülkelerde uçak, uzay araçları, gemi yapımları, demir çelik, otomotiv, petrol işleme, beyaz eşya ve savunma sanayisi öne çıkmaktadır (Doğan, 2021b, s. 271).
Üçüncül sektör (üçüncül ekonomik faaliyetler) hizmetler sektörünü tanımlamak için kullanılmaktadır. Eğitim, sağlık, yargı, pazarlama, finans, yöneticilik ve ulaşım gibi faaliyetler bu kapsamda ele alınmaktadır. Günümüzde bilişim, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sonucu dördüncül ve beşincil sektör tanımları da ortaya çıkmıştır.
Bilgi toplama, işleme, değiştirme ve yayma işlemleri dördüncül ekonomik faaliyetler olarak sınıflandırılırken bu faaliyetlerden elde edilen bilginin temel alınarak karar verme faaliyetleri beşincil sektörü oluşturmaktadır (Doğan, 2021b, s. 192).
Doğan, M. (2021a). Ekonomik coğrafya. İçinde M. Doğan & Ö. Sertkaya-Doğan, (Eds.), Beşeri ve Ekonomik Coğrafya (ss. 159-195). Pegem Yayınları.
Doğan, M. (2021b). Sanayi coğrafyası. İçinde M. Doğan & Ö. Sertkaya-Doğan, (Eds.), Beşeri ve Ekonomik Coğrafya (ss. 263-284). Pegem Yayınları.
Özgür, Ö. (1976). 100 soruda sanayileşme ve Türkiye. Gerçek Yayınevi.
Share this content:


