24. İşgücü Kavramı Nasıl Tanımlanmaktadır?

Bir ülkede fiilen çalışanlarla iş arayanların doldurabileceği çalışma saatleri toplamına işgücü adı verilir. Hançerlioğlu’na göre (1986) “Osmanlıca Sây kuvveti, Fransızca Effectif de main-d’oeuvre, Almanca Arbeitskraefte, İngilizcesi Labour force olan işgücü üretici insan sayısıdır (s.186). Kapitalist bir ekonomide kullanılan bir kavram olan işgücü emek gücü ile aynı anlama gelmemektedir (Hançerlioğlu, 1986).

İşgücünü hesaplarken geçici olarak çalışmayanların ve iş arayanların tümünün dikkate alındığı, bu arada geçici olarak çalışmayanların (yani izinli ve raporlu gibi kişilerin) işgücüne dâhil edildiği hatırlanırsa, bu kavramın emek arzının ulaşabileceği en üst sınırı ifade ettiği açıkça anlaşılır.

Bir ülkedeki işgücü miktarını belirleyen en önemli faktör nüfus olmasına rağmen, işgücünün nüfusa oranının ülkeden ülkeye farklılık göstermesi nedeniyle bir ülkenin sadece nüfusuna bakarak işgücü hakkında bir sonuca varamayız. Gerçekten işgücünün nüfusa oranı çeşitli ülkelerde % 25 ile % 65 arasında değiştiği için, toplam nüfusları aynı olan iki ülkede, işgücü miktarları çok farklı olabilmektedir.

Bir ülkede işgücünü belirleyen faktörleri üçe ayırabiliriz. Bunlar sırasıyla,

  • Demografik Faktörler (nüfus miktarı, doğum-ölüm oranı, göçler).
  • Ekonomik Faktörler (genel ücret düzeyi, teknik işbölümü, sermaye, girişim, işgücü ikamesi).
  • Yasal-Sosyal Faktörler (sosyal güvenlik ile ilgili yasalar, sendikal haklar, işgücünün yönetim ve karar alma süreçlerine katılımı).

Yukarıda sözü edilen nüfus miktarı demografik faktörlerin sadece bir tanesidir. Çünkü nüfus miktarının dışında, nüfusun yaşlara göre dağılımı, doğum oranı ölüm oranı ve göçler bir ülkedeki işgücü miktarını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Nitekim işgücü kabaca 14 – 65 yaşları arasında yer alan kurumsallaşmamış istihdam halinde veya işsiz olarak tanımlanan nüfus miktarıdır. İşgücü miktarını etkileyen ekonomik faktörlerin önemli olan genel ücret düzeyi, teknik işbölümü, mesleki işbölümü, öteki üretim faktörlerinin miktarı (özellikle sermaye ve girişim) ve yine öteki üretim faktörleri ile işgücünün ikame imkânlarıdır. Son olarak, bir ekonomide işgücü miktarını sosyal güvenlikle ilgili yasalar (iş kanunu vs.), sendikal haklar, işgücünün yönetime ve kâra katılması gibi, yasal ve sosyal faktörler etkilemektedir (Biçerli,  2014, s.7).

Ekran-Resmi-2025-05-01-18.57.24 24. İşgücü Kavramı Nasıl Tanımlanmaktadır?

biçiminde yazılabilir.

Aktif nüfusun iki temel bileşeninden biri işgücü ve ikinci temel bileşeni ise işgücünde olmayanlardır. Formülde ifade edildiği üzere işgücü istihdamda bulunanlar ve işsizler olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

(Bkz. Soru 21’de yer alan Nüfustan İstihdam ve İşsizliğe İşgücü Piyasası Tanımlarının Genel Görünümü)

İşgücünde olmayanlar kategorisi ile ilgili izleyen başlığa geçmeden önce işgücüne katılma durumunda bulunan kişilerin hepsinin çalışma istek ve zorunlulukları aynı derecede olmadığını vurgulamamız gerekir. Bu bakımdan işgücünü; birincil ve ikincil işgücü olarak ikiye ayırabiliriz. Birincil işgücü tam ve sürekli çalışanları kapsamaktadır. İkincil işgücü ise, bir işe bağımlılıkları esas sorumlulukları olarak görülmeyen kişilerden oluşur (Biçerli, 2014, s. 8).

Biçerli, M. K. (2014). Çalışma ekonomisinin temel kavramları. İçinde N. Gündoğan & M. K. Biçerli (Eds.), Çalışma ekonomisi (ss. 2-19). Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları.

Hançerlioğlu, O. (1986). Ekonomi sözlüğü (6. Baskı). Remzi Kitabevi.

Share this content: